Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Kendi Kirli Pencerem      
Aralık 08 - Kendi Kirli Pencerem 27.12.2008
Her şey bir adım ile başlar

Firmaların çoğunluğu tüketicinin ihtiyaçlarına yönelik ürün tasarlarken, bir kısmı da hayatımıza yeni standartlar katma peşinde. Gelişen teknolojiyle beraber birçok eşyanın kullanım alanı genişledi ve ortaya çıkan yeni ürünler, ister istemez gelecek ile ilgili ufak tefek ipuçları veriyor. Eskiden yalnyıca James Bond filmlerinde gördüğümüz sıra dışı eşyalar, artık günlük hayatımızda kendilerine yer arar hale geldi. Yakın zamanda Japonlar tarafından duyurusu yapılan bazı ürünler, filmlerdeki hayal gücüne yakın bir fikri ve gelecek ile ilgili önemli detayları içerisinde barındırıyor.

Japonya'nın telekomünikasyon devi NTT firması, cep telefonu şarj eden bir ayakkabı geliştirdi. Tabanı su dolu olan ayakkabı ile atılan her adımda, 1.2 vat kadar elektrik üretiliyor. Bu değer şimdilik bir MP3 çaları çalıştırmaya yetecek kapasitede fakat cep telefonunu şarj etmek için birkaç saat yürümek gerekiyor. Uzun yürüyüşlere sıcak bakmayan mühendisler, ürünü 3 vat kapasitesinde elektrik üretecek hale getirmek için çalışmalara başladı bile. Peki, 2010 yılında satışa sunulacak olan bu ayakkabılar nasıl çalışıyor? Mantık hidroelektrik santrallerindekiyle neredeyse aynı. Türbin sistemini kullanan mühendisler, ayak hareket ettikçe suyun türbinleri döndürmesini sağlayıp bu sayede elektrik üretmeyi başarmış. Eğer proje başarıyla tamamlanıp satışa sunulursa, ayakkabı satan bir mağazaya gidip, ''Şu model acaba cep telefonu şarj ediyor mu?'' diyeceğimiz günler gelecek demektir. Japonların enerjiyle ilgili yegane çalışması cep telefonu şarj eden ayakkabı değil. Japon demir yolları şirketi, metro ve trenleri kullanan insanlar vasıtasıyla elektrik üretmeyi planlıyor. Yolcuların ayak basışlarıyla elektrik üreten bir halı üzerinde çalışan mühendisler, başarılı oldukları takdirde, enerji ihtiyaçlarının bir kısmını, gündelik yaşamdan karşılayacaklar. Hem de bunun için ekstra bir çalışma/çaba gerekmeksizin.

Belki bu iki örnek ilk bakışta firmaların kendi paçalarını kurtarmak için tasarladığı teknolojiler gibi görünebilir. Belki bilimkurgu senaryolarından kesitlere de benziyor olabilirler. Ancak biraz geri çekilip daha geniş açıyla baktığımızda, yapılmaya çalışılanın gelecekte ortaya çıkması beklenen enerji krizine karşı alınacak önlemlerin ilk adımları, başlangıç noktaları olduğunu görmek hiç de zor değil. Belki bugün yürürken cep telefonumuzu şarj edeceğiz ve metroya binerken de, istasyonlaryn ışıklandırmalarını karşılayacak kadar elektrik üreteceğiz. Buna karşın yarın, günlük hayatımızı yaşarken harcadığımız enerjiyi bir yandan da geri kazanacağız. Yani insanlık, kendisi için gerekli olan elektrik enerjisini farkında olmadan kendisi üretecek. Bu ipin ucu hibrid otomobillere, yaygınlaşacak olan hibrid otomobiller ile beraber azalan petrol gereksinimine, oradan da 2030'da yaşanması beklenen büyük enerji krizinin belki de tahmin edilenden çok daha düşük şiddette gerçekleşmesine kadar dayanacak… Tabii bunların hepsi öngörü; ama en azından telefonun icat edildiği dönemde Western Union şirketinden bir yetkilinin, ''Bu telefon denen şey bir iletişim aracı olarak düşünülemez, çok fazla kusuru var. Bu alet hiçbir işimize yaramaz.'' deyişinden çok daha olumlu bir yaklaşım içeriyor…

Teknolojik gelişimden dem vururken düşündüğümüz şeyler hayalperestlik ile başlamadı mı? İnsan hayallerinin üzerine kurulmuyor mu dünya? İnternet, elektrik, telefon… kulağa çılgınca gelen fikirlerden başka bir şey değillerdi zamanında. Şimdiyse hayat standartlarımızın merkezinde duruyorlar. Nereden nereye…, bugün Japon telekomünikasyon şirketi NTT'nin atacağı küçük adımlar, gelecek ile ilgili büyük düşler görmemize sebep oluyor. Gelecek, yaptığımız tahminlerin ne kadar doğru ya da ne kadar yanlış olduğunu gösterecek fakat şöyle bir gerçek var: Her şey bir adım ile başlar…

***

Emre Günen'e:

Yaklaşık dört yıldır yan yana çalıştığım Emre Günen, Kasım ayı içerisinde askerlik görevini yerine getirmek için birliğine teslim oldu. Esprilerini, bana yaptığı film önerilerini, anlattığı hikayeleri, sabahları futbol konuşmalarımızı, akşamları PES maçlarımızı (Gerçi son zamanlarda NBA2K9'a sarmıştık), yemek yerken yaptığımız geyikleri (Özellikle işten geç çıktığımızda yaptıklarımızı) ve dostça muhabbetini çok özleyeceğim. Sıkıcı bir iş gününü ters düz eden ender insanlardan biri o. Şimdiden hayırlı teskereler Emre, yeniden görüşmek ve hatta yan yana çalışmak üzere...…

Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473641 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.