Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Kendi Kirli Pencerem      
Ekim 06 - Frankenstein - Kendi Kirli Pencerem 17.09.2007
Frankenstein Etkisi

Sanki hayatymyz yeterince rutin de?ilmi? gibi zaman ayyrdy?ymyz aktiviteler bile kendini tekrar ediyor. Yzledi?iniz filmleri dü?ünün; her ?ey olmasy gerekti?i gibi giderken, i?lerin birden tersine döndü?ü, gayet olumlu amaçlar için icat edilen bir ?eyin, ba? dü?manymyz oldu?u kaç film izlediniz? Saymakla u?ra?mak bile zaman kayby de?il mi? Buna kar?yn benzeri kurguya sahip Mary Shelley’in romanyny ele alalym; Dr. Frankenstein bir ucube yaratyrken, belki de tanrynyn yerine geçme arzusunu törpülüyordu. Ancak yaratty?y ?eyden memnun kalmayynca, kaçan da kendisi olmu?tu. 19.yy’nin ba?larynda kaleme alynan Frankenstein’yn, günümüze kadar sayysyz esere ‘ilham’ verdi?i ?üphesiz. Laboratuar ortamynda bir canavar yaratmak fikri ilgi çekici. Fakat içinde derin felsefi sorular baryndyran bu eseri böyle yorumlamak büyük hata olur.

Hatyrlayalym; Dr. Frankenstein mezarlardan çykartty?y ceset parçalaryny birle?tirerek bir beden meydana getirir. Spiritüal bir ?ekilde canlanan yaratyk, insanlaryn ondan korkmalary sonucu “beni neden yarattyn?” sorusunu sormak üzere, ondan kaçan yaratycysynyn(Dr. Frankenstein) pe?ine dü?er…

Bir ?ey icat etmek, bir eser meydana getirmek… Ortaya çykan sonuçlar her daim ki?iyi memnun etmeyebilir ya da do?ru kullanylmady?y takdirde yaratycynyn canyny sykabilir. Acaba insanlyk tarihine yön veren bulu?laryn mucitleri, e?er ya?asalardy günümüzde icatlarynyn kullanyly? biçimlerinden memnun kalacaklar myydy? Mesela 1926’da John Logie Baird, hareket halindeki nesnelerin görüntülerini ileten bir cihaz meydana getirdi?inde, sonradan geli?tirilerek televizyon adyny alacak olan cihazyn, günümüzde hangi amaçlarla(siyasi? kültürel?) kullanylaca?yny tahmin etmi? midir acaba? Mary Shelley bu konuya, aslen felsefi bir roman olan Frankenstein ile çarpycy bir yakla?ymda bulunmu?.

Yaratmak ve sevmek birbirini tamamlayan iki ö?e midir? Yani bir ?eyi yaratmak(ya da geli?tirmek), onu sevmemizi de gerektirir mi? Dr. Frankenstein’yn yaratty?y ucubeden kaçmasynyn altynda, bir canavardan kaçmak my vardy yoksa kendi meydana getirdi?i bir ?eyden memnun olmamanyn verdi?i rahatsyzlyk my? Mary Shelley, romanynda birçok soruyu i?aret etti?i gibi inançlaryn da sorgusunu yapyyor.

Genelde Frankenstein ismi klasik korku kitaplary arasynda yer alsa da, felsefi yönü çok daha a?yr basan bir romandyr. Hatta kendisinden sonraki sayysyz yazara (bunlardan biri de H.P. Lovecraft) y?yk tutmu?tur Mary Shelley. Hikâye çift taraflydyr. Madalyonun bir yüzünde doktor, di?er yüzünde ise bir ucube olan Frankenstein bulunmaktadyr. E?er ucubenin gözünden bakarsanyz hikâye, kimi zaman hüzünlü, kimi zaman ise korku verici bir boyuta ta?ynyyor. Dr. Frankenstein tarafynda ise onun iç dünyasyndan kaynaklanan bir anafor görüyoruz. Doktor, durumunu kendine ya da belki tanryya, “ben bir canavar yarattym” ?eklinde açyklar. Bu cümlenin alt metni tabii ki “ben ne yaptym!”dyr.

Dikkati çeken bir di?er husus da, Dr. Frankenstein’yn ceset parçalaryny birle?tirerek olu?turdu?u yaraty?a da Frankenstein ismiyle hitap etmesi. Mary Shelley’in okuyucuya “hangisi canavar?” sorusunu sordurmak istedi?i açyk. Gerçekten de ya?amasyna imkân tanynmayacak bir varly?y yaratmak my yoksa bir insanyn yoktan bir ?ey var etme hyrsynyn sonucunda meydana gelmi? bir ucube olmak my canavarlyktyr? Mary Shelley’in sorularyna verilecek yanytlar, günümüzün toplumsal sorunlaryna da etik çözümler getirecek nitelikler ta?yyor.

1818’de yazylan Frankenstein, geçen iki asyrlyk süre zarfynda adeta fenomene dönü?tü. Hatta okuyuculara verdi?i birçok de?er, hâlen geçerli?ini korumakta. Yüzeysel bakyldy?ynda sadece bir korku romany karakteri de olsa, içerisinde derin bir felsefe baryndyryyor. Ucube görünümlü ama içinde insani duygular baryndyran Frankenstein ile insan görünümlü ama tanryya öykünen Dr. Frankenstein’yn zytlyklary, birçok yanly?yn içerisinde do?ru sonuçlara i?aret ediyor…

Mary Shelley, hikâyesinin sonunda hem ucube hem de doktorun yakylmasyna karar vermi?. Doktora böyle bir ceza sunarken, ceset parçalaryndan bir araya getirilerek olu?turulan, aslynda hiç ya?amamy? Frankenstein’a da ayny sonu öngörmü?. Bunu yaparken belki de doktorun tanryyla yüzle?mesinin vaktinin geldi?ini dü?ündü, Frankenstein’yn ise hiç ya?amamy? olmasy gerekti?ini…

Günümüze kadar çe?itli yazarlardan farkly Frankenstein öyküleri kaleme alynmy? ve gitgide romanyn felsefesi eritilmi?tir. Ortada ise salt bir korku romany ve deh?et verici görünümüyle vah?i bir korku romany karakteri kalmy?tyr. Maalesef ayny ismi ta?yyan sayysyz yapyt, Frankenstein’in özüne de?il, foto?rafyn ilk anda göze çarpan kysmyndan etkilenerek hazyrlanmy?tyr. En ba?a dönelim, laboratuar ortamynda bir canavar yaratmak fikri ilgi çekici. Fakat öyküye böyle yüzeysel bakyp, Frankenstein’y da sadece bir korku filmi karakteri gibi görmek, romany baz alyrsak hiç de akylcy olmaz. Artyk her türlü olguyu allayyp pullayyp önümüze sunan ya?ayan dünya, geçmi?teki eserleri yeniden yorumlarken, köklerini kopartty?yny farkynda de?il. Öyle görünüyor ki izlediklerimiz ve okuduklarymyzy de?erlendirirken, sadece bize sunulanlarla yetinmeyip, aslen ne olduklaryny da ara?tyrmamyz gerekiyor. Aksi halde dünya bizi kandyryyor.
Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473810 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.