Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Tiyatro      
Marat - Sade 06.12.2010
Bu sezon Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen Marat - Sade'de, akıl hastaları tarafından sahnelenmeye çalışılan bir oyunu, epizotlar halinde izliyoruz.

Oyunda, Jean Paul Marat, hayatının son günlerini geçirdiği akıl hastanesinde, kendi devriminden dem vururken, bir realist olan Sade de, devrimin insanlara farklı şeyler getireceğini ve işlerin Marat'ın düşündüğü gibi ilerlemeyeceğini savunur. İşin ilginç yanı, tüm bunlar akıl hastalarıyla beraber sahnelenmeye çalışılan bir oyununun sahneleridir. Bir yandan hastaların oyundaki eğlenceli duruşlarını takip ettiren oyun, diğer yandan da hiçbir döneme bağlı kalmayan politik göndermeleriyle dikkat çekiyor.



Benim öykücü kafamda mı sorun emin değilim ama Peter Weiss'ın eseri olan Marat - Sade (Ragıp Yavuz yönetiyor), merak unsuruyla yeteri kadar alaka kurmadığı için, kendini takip ettirmekte zorlanıyor. Fevkalade hazırlanmış şarkılar, başarılı oyunculuklar ve Barış Dinçel'in müthiş sahne tasarımı olmasa, Marat - Sade hakkında çok olumsuz şeyler söylenebilir.

Geçen yıl Talimhane Tiyatrosu'nda Yastık Adam oyununda izlediğim Murat Garipağaoğlu, yine döktürmüş. Kimi oyuncular, rolünün gerektirdiğinden ne 1 fazla ne 1 eksik oynar. Bu yüzden de hiç göze batmazlar. Murat Garipağaoğlu kesinlikle birkaç kalem fazla oynuyor ve sahnede devleşiyor. Yıldırım Fikret Urağ ve Çağlar Çorumlu da takdiri hak ediyor. Aslına bakarsanız, kadroda saymadığım diğer tüm isimler de görevlerini gayet inandırıcı şekilde yerine getiriyor.

Aralık ayı için sona eren Marat Sade, Ocak'ta var mı bilmiyorum fakat benim gibi öyküde merak unsuru arayan bir adam değilseniz, Marat - Sade'ye mutlaka gitmelisiniz. Oyunculuklar ve sahne tasarımı bile izlenmeye değer.
Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473777 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.