Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Denemelerim      
Bnyyob5 08.02.2011
Uyarı: Bu yazı fazlasıyla öznel olduğundan, okuduğunuzda size vakit kaybettirmekten başka bir şey kazandırmayabilir. Muhtemelen de sadece vaktinizi çalacaktır. Bu yüzden okumamanız, en yerinde karar olacaktır.

''Tüm kabusların üst üste gelmesi ne tür bir iyi sonuç ortaya çıkarabilir?'' deselerdi, yekten şu an olduğu kadar olumlu düşünmezdim. Basit ama, olabilecek en iyi şeyin uyanmak olduğu aklıma gelmeyebilirdi.

Her zaman demişimdir, ''En iyi öğrenme biçimi deneyerek öğrenmedir'' diye. Yaşamak, ne olursa olsun deneyim kazanmak ve bunlardan aldığımız sonuçları kendimize göre yorumlamamız gerekiyor. Zira aksi halde yaşamak, bataklığın içinde debelenmeye benzerdi.

Bize lazım olan, bardağın dolu tarafını kaçırmamak. Zira eğer uykudan uyandığımızı hissetmeyi değil de, gördüğümüz kabusları düşünmeye başlarsak, başrolünde yer aldığımız bir kabus filmine en ön sıradan bilet almış oluruz.

Bu yüzden öncelikle ''bardağın dolu tarafını ıskalamamayı hatırlamak'' gerekiyor. Evet, hatırlamak. Nasıl ıskalanmıyordu? Biliyorsun aslında, hatta önce sağ ayağındaki ayakkabının bağcıklarını bağlaman kadar alışkanlık bu bilgi. Farkında olmadan yaptığın bir şey eskiden. Şimdi niye yapmadığının değeri yok ama yeniden yapacak olmanın değeri paha biçilemez.

Uyanmak... Hem de buğulu gözlerle değil, gayet berrak bir şekilde etrafı görmek... Bir insan daha iyi nasıl uyanabilir ki? Gördüğün kabusların, flu gerçekliklerin yerini berrak ve gayet net gerçeklerin alması... Uyanmak, soyut anlamıyla bu olsa gerek. En güzeli de, artık ne gördüğümü biliyor olmam. Zira manzara flu değil, manzara net. Şimdilik çok güzel bir manzara yok önümde ama olacak, çok iyi biliyorum.
Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473646 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.