Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Kendi Kirli Pencerem      
Ocak 07 - H.P. Lovecraft - Kendi Kirli Pencerem 17.09.2007
Bir Münzevinin Yazdıkları

Bence, yaşıyor olduğumuzu ve zarar görebileceğimizi fark etme durumuna ‘korku’ denir. Bu yüzden de korku/gerilim filmleri, diğer film türlerinden daha çok ilgimi çeker, çünkü ‘korku’, hissettirdikleri bakımından daha gerçektir. Bu yüzden de türün yapımlarını daha bir heyecanla beklerim, daha bir özenle izlerim.

Severek izlediğim ve tavsiye edeceğim filmlerdir; Anthony Perkins’li Pyscho, Jack Nicholson’lı The Shinning, Alfred Hitchock imzalı The Birds, Rear Window ve Vertigo… Exorcist, Halloween (John Carpenter yaşadığı sürece, sanırım bu seri devam edecek. Michael Myers beyaz perdeye 9. kez [Acaba Halloween 3’ü saymayıp 8 mi desek?] dönüyor. Ne zaman mı? Tabii ki bu yıl)… The Others, The Ring 1-2 (Müjde! Samara’nın çıkması için yeni bir kuyu bulundu(!) 2007’de The Ring 3’ü bekleyin), Se7en ve Saw 1-2-3 (İlk Testere filminin öncesi anlatacak olan 4. film de yolda)…

Korku/gerilim filmlerine olan ilgim, video oyunları için de geçerli. Mesela senaryosunda Clive Barker imzası bulunan Undying’i unutamam ama Call of Cthulhu’dan (CoC) sonra epeyce bir süre adını telaffuz bile etmediğimi de belirtmeliyim. CoC’dan önce çıkan F.E.A.R. ve sonrasında Condemned, bende CoC’un bıraktığı etkiyi bırakamadı. Korku edebiyatının sıra dışı isimlerinden Howard Phillips Lovecraft’ın Cthulhu mitosuna sırtını dayayan CoC, türünün (teknolojik olarak olmasa da) en iyi örneklerinden. Neden mi? Çünkü H.P. Lovecraft’ın eserleri, hayranlık uyandırıcı bir hayal gücünün ürünü; hele bir de yaşam öyküsünü araştırdığınızda, daha da artacak olan bir hayranlık bu.

1890 yılında doğan Lovecraft, ''İnsanoğlunun en eski ve en güçlü duygusu korkudur. En eski ve en güçlü korku da bilinmeyenin korkusudur.'' diyerek tanymlıyor korkuyu. Döneminin birçok yazarı gibi Mary Shelley ve Edgar Allan Poe’dan etkilenen H.P. Lovecraft, otoritelere göre Poe’dan sonra okuyucuyu en çok şaşırtan yazar olarak işaret ediliyor. Ailesi akıl hastanesinde hayatını kaybedince, geçimini sağlamak için korku hikayeleri yazmaya başladı Lovecraft. Geçmişinde sorunlu bir çocukluk geçiren yazar, tüm hayatını bir münzevi olarak geçirdi. Bu yüzden de insanlarla iletişim kurmakta hep zorlandığı, eserlerindeki kısır diyaloglarından bile okunabiliyor. Tamamen içine kapanık, hatta sokağa bile çıkmayan bir insan olmasına karşyn, muhteşem hayal gücü ona, eserlerinde kendi dünyasını yaratmasına olanak tanımış. Şüphesiz ki onu okuyan herkes için, hayal gücünü beslediği ögeler merak konusu olmuştur.

Yazarın hayal gücünün yanı sıra tasvirleri de çok başarılıdır. Bu yüzden de kendi kurduğu mitosundaki doğa üstü olaylara, bizim dünyamızın insanının tepkileriyle yaklaşmasını çok iyi başarır. Zaten öykülerinde korkutucu olan da budur; insanın çaresizliği…

Eğer korku edebiyatyna meraklıysanız Cthulhu’nun Çağrısı’nı mutlaka okuyun. PC’nizin başına geçmiş oyun arıyorsanız, Call of Cthulhu’yu denemeden geçmeyin. Belki grafikleri sizi biraz hayal kırıklığına uğratabilir ama kurgusu ve içerdiği benzersiz özellikleriyle, adını saygıyla anacağınız bir oyun olacaktır Call of Cthulhu.
Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473666 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.