Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Röportaj      
Aykut Göker Röportajı - Erenkeskin.com 02.09.2012
Teknoloji ve oyun meraklısı Eren Keskin'in kendi internet sitesi olan Erenkeskin.com'da yayınladığı Aykut Göker röportajını aşağıda bulabilirsiniz. Röportajın bulunduğu sayfaya ulaşmak için buraya tıklayın.

Öncelikle bize kendinizi biraz tanıtır mısınız? Kariyeriniz ve Scroll.com.tr’deki tecrübelerinizden faydalanmak istiyoruz.

Aykut Göker: 1984 yılında doğdum ve ilk bilgisayarım 1993’te eve girene kadar, dönemin konsollarını bolca deneme fırsatı buldum. 1993’ten itibaren ise bilgisayar, hayatımın değişmeyen ve daima yoğun mesai harcadığım bir parçası oldu. Henüz 8-9 yaşlarındaydım ve bilgisayar oyunları ilgimi çok çekiyordu. 80’li yılların sonunda satışa sunulan oyunlardan başlayarak, sayısız oyunu oynayıp bitirme ve birçok oyun türünün arketiplerini oynama fırsatı elde ettim. Aradan geçen 20 sene boyunca da oyun merakım beni binlerce oyunun başında saatler ve hatta günler harcamama yol açtı.

Kariyerime dönemin (2002 ya da 2003 olacak) Fifacenter.org (şimdinin Soccercenter.net sitesi) isimli sitesinde Championship Manager oyununa yönelik futbolcu ve takım incelemeleri yazarak başladım. 2004 yılının Kasım ayında ise Merlininkazani.com ofisinde profesyonel olarak çalışmaya başladım. 2006’da Electronic Gaming Montly (EGM) ve PC Magazine dergilerine geçtim. Bahsi geçen dergilerin krizden dolayı 2009 yılı başında kapatılmasıyla, yeniden Merlininkazani.com’a döndüm. PC Magazine’den kalan teknoloji merakım, yolumun önce Shiftdelete.net’e ardından T3 dergisine düşmesine sebep oldu. Bu süreçlerde teknoloji ve oyun yazılarımın yanına, ezelden beri ilgi duyduğum sinema ve otomobil başlıkları da eklendi. En nihayetinde tüm bu başlıklarda içerikler hazırlayıp yayınladığım Scroll.com.tr adresinde görev yapmaya başladım. Neredeyse tam 1 yıldır Scroll’da, PC Magazine’den ve EGM’den tanıdığım dostlarımla birlikte çalışıyorum…

Oyun dünyası hakkında geniş bir bilgiye sahipsiniz. Size oyun dünyası hakkında ve bazı oyunlar hakkında birkaç soru sormak istiyorum. Eminim ki dünyadaki geleceğin mesleği olarak nitelendirebileceğimiz meslekler arasında oyun ve program yapımcılığı yer alıyor. Oyunları yapımı ve zorlukları hakkında bir bilginiz var mıdır?

Aykut Göker: Oyun merakı ister istemez kişiyi işin mutfağını görmeye itiyor. Çünkü karşına gelen iş, bir Fastfood’çunun sabit lezzetteki burgerleri gibi değil. Kalite devamlı değişiyor, yenilik kimi zaman çığır açarken bir başka denemede “Bu olmamış, hem de hiç olmamış!” dedirtiyor. Bir diğer örnekle açıklamak gerekirse, eğer sinemada usta oyuncuların filmlerini izlemeyi tercih ediyorsanız bu iyidir. Ancak yönetmenleri takip ederek film seçiyorsanız bu doğrudur. İyi ile doğru arasındaki fark… Çünkü sinema yönetmen işidir, sonra oyuncu gelir. Oyun dünyası ve sinemanın benzeştiği sayısız noktadan biri de bu. Oyunların görsellerine bakıp seçim yapmaktansa, ekranın görünmeyen tarafında olanları takip etmek gerekli. Beğendiğiniz oyunları kim ya da hangi firma yapmış, gelecekte hangi oyunu yapacaklar? Tüketicinin oyun seçimini bu soruların yanıtları belirlemeli…

Bu bahsettiğim “ideal olan” ya da “olması gereken”. Günümüzde maalesef işler çok da böyle yürümüyor. Mağazalarda dolaşırken mutlaka oyun raflarına ve müşterilerin davranışlarına göz atarım. İnsanlar halen oyun kutularının arka kapağında gördükleri birkaç slogana ve ekran görüntülerine bakarak seçim yapıyorlar. Ve yapımcıların aylarca uğraştığı, binlerce satır kod ve sayısız modelleme yaparak geliştirdiği, hatta sırf gerçekçi gözüksün diye motion capture tekniğini kullanarak animasyonları insan hareketlerinden aldığı oyunlar, bir ebeveynin elinde yalnızca “savaş oyunu” olarak tarif edilebiliyor ve oyun seçimi bu tespit üzerinden yapılıyor. Birçok oyun yapımcısıyla tanışma ve sohbet etme fırsatım oldu. O anlarda bizim oyun dediğimiz şeylerin onlar için iş olduğunu daha iyi anlıyor insan. Yani oyunlar renkli ve eğlenceli olabilir ama işin diğer tarafı böyle değil. Pasta yemeyi çok severim ama pasta yapmakla hiç uğraşmadım mesela. Bunun gibi… Oyun yapmak çok emek istiyor ve belki de üzerine yıllarını verdiğiniz emeğiniz “savaş oyunu” örneğinde olduğu gibi aniden yaftalanabiliyor. Tabii bir de oyununuz piyasaya sürüldüğünde yeteri kadar ilgi görmeyip, harcadığınız emeklerin karşılığını alamamak var. Oyun yapmak ciddi bir maddi külfet artık. Gran Turismo 5’e 60 milyon dolar harcanmıştı. Eğer bunun karşılığını alamazsanız, şirketiniz bir daha oyun yapamayacağı kadar borçlanabilir. Bu bir iş ve oyun yapımcı firmaları birer işletme. Electronic Arts bir işletme, Blizzard bir işletme… Ve işletmeler para kazanmak zorunda…

Biliyoruz ki 2012 oyun dünyasının gelişmesi bakımından çok büyük gelişme sağlanılan bir yıl. E3 konferansı olsun Gamescom olsun oyun dünyasının ileri gelen şirketlerinin boy gösterdiği ve adeta birbirleriyle yarıştıkları bir yarışma gibi oldu bence. Öncelikle bizleri E3 konferansı ve Gamescom hakkında biraz bilgilendirir misiniz? Ardından sorularım olacak.

Aykut Göker: Aslına bakarsan 2012 unutulmaz bir yıl olmayacak. Bu yıl yeni nesil konsol dedikodularıyla, Wii U’nun satışa sunulmasını beklemekle ve Ouya heyecanıyla geçiyor… Tabii bir de PS Vita var… Oyun dünyası için asıl özel yıl, muhtemelen PS4 ve X720’nin satışa sunulacağı 2013 olacak… Muhtemelen bu konsollar, oyun dünyasının en gözde organizasyonlarından E3’de ve Gamescom’da tanıtılacaktır. E3, 90’lı yıllardan bu yana oyun dünyasının kalbinin attığı bir oyun fuarı. 2000’lerde birkaç yıl ara verildiyse de, eski gücünü yeniden topluyor. Yapımcı firmalar bu fuarda, yeni oyunlarının veya satılmasını istedikleri oyunlarının tanıtımlarını yapıyor. Gamescom da aynı şekilde. 2009’da Köln’de başlayan organizasyon halen aynı yerde devam ediyor. Bu yıl Scroll olarak biz de fuarda yer aldık.

Gamescom’da birbirinden çok oyun sergilendi. Herkesin oyun zevki farklıdır ancak sizin bu konferansta en beğendiğiniz oyun nedir ve neden?

Aykut Göker: Bir oyuncu olarak beni Gamescom’da heyecanlandıran yegane oyun Hitman: Absolution’dı. Oyunlar işiniz olduğunda çok fazla oyun oynamak durumunda kalıyorsunuz ve beğenileriniz değişmeye/gelişmeye başlıyor. Artık yalnızca çok iyi oyunlar sizi heyecanlandırıyor. Gamescom’da Far Cry 3 ve Assassin’s Creed 3 gibi heyecan verici birçok oyun var fakat Hitman’in yeni oyunu benim için ilk sırada. Serinin her oyununu defalarca bitirdim. Beşinci oyunu epeydir bekliyordum. Gizliliğin ön planda tutulduğu aksiyon türündeki yapımlar bir hayli ilgimi çekiyor. Hitman’de bir suikastçısınız, tıpkı Assassin’s Creed’de (AC) olduğu gibi. Ancak AC’de gizlilik Hitman kadar önemli bir unsur değil. Hitman’de gizli olmak hayatınızı kurtarıyor, AC’de gizlenmediğinizde sadece vakit kaybediyorsunuz, zira daha çok düşman ile uğraşmak zorunda kalıyorsunuz. Ancak bu sizi öldürmüyor, tabii kontra atağı biraz iyi kullanıyorsanız… Bu yüzden Hitman favorim. Ayrıca Sega ve Microsoft gibi bazı devlerin olmadığı Gamescom’da keşke Thieft 4 de tanıtılsaydı…

Bir yarışın söz konusu olduğundan bahsetmiştik. Bu yarış içerisinde belirli oyunlar seçtim ve bu oyunlar hakkında size bazı sorular soracağım. Pro Evolution Soccer 13 ve FIFA 13 arasındaki çekişme git gide büyüyor. Sizce bu sene hangisi daha ön planda olacaktır?

Aykut Göker: Konami beni çok kızdırıyor. PES 2009’dan sonra oyun motorunda bir şeyler ters gitmeye başladı. Saha içindeki animasyon bolluğu, PES’in oynanışını değiştirdi. Aslında bir bakıma değiştirmek zorunda bıraktı. PES 2013’de neler olacağını büyük bir merakla beklemiyordum zira PES 2012’den çok da ileriye gidilemeyeceğini düşünüyordum. Demo çıkınca haklı olduğumu anladım. Konami’ye kızdığım bir başka konu da, daha PES 2013 satışa sunulmadan PES 2014’de yeni oyun motoru kullanacaklarını açıklamış olmaları. Bence bunun anlamı şu: “Biz şimdiden PES 2014’e yoğunlaştık. PES 2013 ufak tefek geliştirmelerle satışa sunulacak ama büyük bir şey beklemeyin”. Umarım beni yanıltırlar ama PES 2013, piyasaya sürülmek zorunda olduğu için sürülecekmiş gibi geliyor bana. FIFA tarafında ise Impact Engine seriyi PES karşısında birkaç adım öne geçirdi. FIFA 12’nin üzerine bir iki tuğla daha koyarlarsa, bence şahane bir bina inşa edebilirler. Bu yıl da kazanan FIFA olacaktır.

Serinin 9. oyunu olan Black Ops 2 ile devam edecek olan Call of Duty ve Medal of Honor arasındaki çekişme bu sene nasıl olacaktır?

Aykut Göker: Call of Duty serisi her yıl birkaç geliştirme ve görsel makyaj ile satışa sunuluyor. Ağırlıklı olarak fark eden pek fazla bir şey yok. Black Ops ve Modern Warfare, tıpkı merakla beklenen bir dizi gibi algılanıyor artık. Yeni bölümünü oturup oynuyoruz ve hikayeyi devam ettiriyoruz. Bu konuda Infinity Ward ve Treyarch firmaları son derece başarılı. Ama o ofislerde “Sıradaki Call of Duty için çok sıra dışı bir şeyler yapalım” deniliyor mu, son yıllarda bundan pek emin değilim. Medal of Honor ise Frostbite 2.0’ın geliştirilmiş bir sürümü ile yapıldığından dikkatimi çekiyor. Ancak kendimizi kandırmayalım, Electronic Arts bir Call of Duty kopyası yapmaya çalışıyor. Bence kendi yollarından gitmeliler… Bu yılki rekabette yine Call of Duty önde olacaktır.

Merakla beklenen oyunlardan bir tanesi de şüphesiz ki Crysis 3. Oyun yapımında yeni CryEngine 3’ün kullanıldığını biliyoruz ve bu motorun gelişmiş özelliklere sahip olduğunu da biliyoruz. Sizce seneye damgasını vurabilecek bir oyun olabilecek midir Crysis 3?

Aykut Göker: CryEngine 3 daha önce Crysis 2’de de kullanılmıştı. Ancak bahsi geçen oyun motoru geliştirilmeye devam etti. Son halini Crysis 3’te göreceğiz. Görüntülere baktığımda “Evet harika görünüyor, efektleri şahane” diyorum fakat bu gerçekçi göründüğü anlamına gelmiyor. Örneğin nanosuit 2.0’ın üzerindeki her detay ya da farklı renk parıl parıl parlıyor. Gerçek hayatta renkler bu kadar parlamaz eğer arkalarından ışık vurmuyorsa. Oyunun tüm modellemelerinde bu durum mevcut. CryEngine 3 gerçek dünyayı böyle yorumluyor; renkler çok canlı… Hatırlayın Battlefield 3’te kullanılan Frostbite 2.0, daha gerçekçi renklere sahipti. Tabii ki Crysis 3 satışa sunulduğunda grafikler şahane diyeceğiz fakat gerçekçi diyemeyeceğiz gibi gözüküyor. Grafiğin iyi olmasıyla gerçekçi olması arasında bir hayli fark var…

Crysis 3’ün 2013’ün ilk çeyreğinde raflarda yer bulması, Call of Duty ve Medal of Honor fırtınasından uzaklaşması anlamına geliyor. Crytek için bu doğru strateji. O dönem oyun dünyası şüphesiz ki Crysis 3’den bahsedecek fakat yıl sonunda (yani 2013 sonu) yeni Call of Duty konuşulacaktır…

Aslında Devil May Cry 5 hakkında da sorularım olacaktı ancak sanırım o 2014’de çıkacakmış. Onun için ona yer vermiyorum. Benim adını ilk kez duyduğum bir oyun olan PlanetSide 2 ile devam edelim. Oyunun trailer videosunu ağzım açık izledim diyebilirim. Gerçekten mükemmel bir şekilde hazırlanmış bir oyun olacağa benziyor. Tabiki oyunun birincisini görünce hüsrana uğramadım değil. Sizce PlanetSide 2 nasıl bir oyun olacak ve bu sene iyi çıkış yapacak oyunlar arasında yer alabilir mi?

Aykut Göker: Sıradaki DMC oyunu Ocak 2013’de satışa sunulacak. PlanetSide 2’ye gelince, 3 ırkın karşı karşıya geldiği free-to-play online FPS türünde bir yapım. Ardında Sony var. Şu sıralar betası sürüyor sanırım. Açıkçası ilki çok kötü değildi, yeni yapım da başarılı olabilir. Muhtemelen de ardında Sony olan ücretsiz bir FPS oyunu olduğu için bir hayli de oynanacaktır. Ancak adının unutulmazlar arasına gireceğini pek sanmıyorum.

Bu güzel röportaj için tekrar teşekkür ederim.
Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473664 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.