Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Kendi Kirli Pencerem      
Ekim 12 - Kendi Kirli Pencerem 14.10.2012
Kahramanlara Neden İhtiyacımız Var?

Hepimiz süper kahramanları seviyoruz, gerçek olmalarını istiyoruz… Peki onlara neden ihtiyaç duyuyoruz? Cevabı kendimizde saklı…

Çocukluğumuzun vazgeçilmez figürleriydi çizgi roman kahramanları. Ta ki sinema dünyası onları birer aktör ve bolca görsel efekt ile canlandırana dek. Çizgi roman kültürü geride kaldıkça, kahramanlar da geride kalıyordu ki, bu soruna Hollywood yetişti. Üstelik bu durumun çizgi romanların satışlarına da olumlu yönde yansıdığı söyleniyor. Sinemada Örümcek Adam’ı izleyen biri, eve dönerken ya da bambaşka bir gün, bambaşka bir yerde Spider-Man çizgi romanına bakıp dalabiliyor ve ardından elinde çizgi roman ile kasaya doğru yöneliyor… Dolayısıyla çizgi roman kahramanlarının beyaz perde ile evlilikleri, hem sinema hem de çizgi roman sektörünü ihya etti. Ancak asıl kazananlar başka kahramanlardı…

The Avengers filminde gördüğümüz Iron Man, Thor, Hulk, Captain America gibi kahramanların gişede yaptığı hasılat 1.5 milyar doların üzerinde! Gelmiş geçmiş en yüksek hasılatlı üçüncü film konumunda The Avengers. The Dark Knight Rises’da Batman’in efsanevi sonunu izlemeye gelenler, 1 milyar dolar gişe hasılatı bıraktı. Sırada DC’nin diğer süper kahramanlarının da olduğu Justice League projesi var. Bu projede Superman, Batman, Green Lantern, Wonderwoman ve diğerleri bir arada olacak. Yani beyaz perdede bir nevi Marvel’in Avengers kadrosunun karşısına DC’nin Justice League’i getirilecek. Muhtemelen sonuç yine 1 milyar dolar eşiğini aşacaktır.

Sinema salonlarının süper kahramanlar tarafından işgal edilmesi, çoğu 50’lerden 80’lere kadar ki süreçte altın dönemini yaşayan kahramanların 90’lardan sonraki nesiller tarafından da tanınmasına yol açtı. Gençler, bu ihtiyar kahramanları beyaz perdede gördükçe, onlar hakkında fikir edindi ve hatta bazılarını benimsedi… Peki bir kahraman nasıl seçilir? İlk akla gelen özel güçleri gibi görünse de, aslında bu, yapabilmeyi hayal ettiklerimizdir… Asıl olan ise kahramanın kişilik özellikleridir ki, bu noktada kendimize en yakın gördüğümüz kişiyi seçeriz. Örneğin Örümcek Adam’ın Peter Parker olarak sosyal hayatının zayıf oluşu ve arkadaş çevresi arasında ortalama bir popülerliğe sahip oluşu onu sıradan insanlar olan bizlere çok yaklaştırır. Hatta hatalar yapabilen bir karakter olması da onu diğer kahramanlardan ayıran bir özelliktir. Bu sayede Örümcek Adam maskesinin altındaki Peter Parker, benzerlerine kıyasla çok daha insani bir karakterdir.

DC’nin Batman’ine ve Marvel’in Iron Man’ine bakalım. Bu iki karakterin benzerlikleri çok dikkat çekicidir. Bruce Wayne ve Tony Stark, şımarık, zengin, zeki ve kadınlarla arası daima çok iyi olan karakterlerdir. Kahraman olma süreçleri ise kendi tasarladıkları teçhizat ve donanımlarla gerçekleşir. En önemlisi de Batman ya da Iron Man kostümü içinde kolay kolay hata yapmazlar. Bu çizgi romanları yazanların, insanların “hata yapmak istememe” egosuna oynadıkları aşikar. Onları tercih ettiğinizde, karakterinizin güçlü, kendi ayaklarının üzerinde duran (Örneğin May halası olmadan Peter Parker bir hiç. Ancak Bruce Wayne ve Tony Stark tek başlarına yeterliler. Yardımcıları onların “insani bağlantıları”. Zira yardımcıları olmasa onları gerçek olamayacak birer karakter olarak düşünebilirdik) ve kolay kolay hata yapmayan biri haline dönüşmesini istediğinizi işaret ediyorsunuz demektir.

Bu listenin en sıra dışı örneği Superman. Clark Kent’in insani tarafı doğal ama o da kolay kolay hata yapmıyor ve aksine birçok işi de kendi başına çözüyor. Superman karakterine dönüştüğünde ise, herkesin malumu olan müthiş güçlerle donanıyor. Aslında neredeyse durdurulamaz olan bu karakterin kriptonite karşı duyarlılığı ölümcül seviyede. Yani bir zayıf yönü var ve bu yönü onun sonunu getirecek kadar zayıf! Superman’i sevmek, aslında romantik bir arka plana sahip. Eğer hiçbir zayıflığı olmasaydı, Superman çok daha az sevilecekti. Kimse zor durumda kalamayacak birini kendine yakın hissedemez. Zira biz insanlar sık sık zor durumlarda kalırız… Kriptonit, Superman karakterini dramatik hale getiren bir olgu ve birçok insan bu dramatik durumu seviyor. Çünkü ortaya çıkan sonuç, Superman’i insanileştiriyor.

Marvel’in Hulk’u görünürde durdurulamaz bir karakter. İnsanlar gibi değil, hiçbir şey karşısında duramıyor. Onun dramatik tarafı Bruce Banner’da gizli. Bruce Banner, Hulk’a dönüşmek istemiyor ve Betty Ross ile yaşadığı duygusal ilişki onun insan tarafını yüceltiyor. Yeşil Deve dönüşüp çok güçlü ama kontrolünü kaybeden biri olmaktansa ondan kurtulmanın yollarını arıyor. Hulk’u seçmek hiçbir zayıf tarafının olmaması egosuna hizmet ediyor. Zayıf taraflarını göstermekten çokça çekinen kişiler için Hulk, çok özel bir sembol olabilir…

Seçimlerimiz sebepsiz değildir. Dış görünüşüyle değerlendirdiğimizi zannettiğimiz bir karakteri, bilinçaltımızda masaya yatırıp adeta didik didik ediyoruz. Kimi zaman onun güçleri bizim zaaflarımızı temsil ediyor… Kimi zaman ise varmak istediğimiz nokta o kahramanın ta kendisi oluyor. Ancak her tercihin benliğimizde duygusal bir alt yapısı var…
Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473753 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.