Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Kendi Kirli Pencerem      
Mart 2013 - Kendi Kirli Pencerem 19.03.2013
Coşku ve Melankoli

Felsefede coşku, “Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme” anlamına gelir. Dolayısıyla coşkunun anlamının içinde, birçok duygu barınabilir. Hüzün de coşkuyla yaşanabilir, sevinç de… Coşku, duyguların çoğalması, artması, bir diğer değişle coşmasıdır. Ancak gündelik Türkçe’de coşku, “Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan” anlamını taşır. Genellikle de bu anlamda kullanır: Coşku = Sevinç.

Melankoli kişinin hüzünlü olma durumudur. Hüzün, üzüntülü olmaktır aynı zamanda. Yani gündelik anlamdaki coşkunun tam tersi denebilir. Coşkuda ne kadar içimiz içimize sığmıyorsa, melankolide de içimizde büyük bir boşluk oluşur. Coşkuyu ve melankoliyi iki farklı durum olarak ele alırsak, her iki durumun da insan hayatında çok önemli bir yeri olduğunu söyleyebiliriz. Zira bu iki durum, beyinlerinin yaratıcı kaslarını çalıştıran insanları besler aynı zamanda. Kalp ve beyin arasında tarifi mümkün olmayan bir bağlantı kurulur. Ardından üretim başlar…

Şiirlerden yola çıkarsak (mesela lirik şiirlerden), ya ayrılığın gerilimi, hüznü yansıtılır dizelere ya da birlikteliğin coşkusu, sevinci… Kişiyi yazmaya iten durumlardır bunlar. Zira yazmak için anlatacak bir şeyi olmalıdır insanın. İşte bu durumlar, başlı başına anlatılacak şeylerdir. Üretmeye iten dinamiklerdir, bir ressam için, bir müzisyen için…

Coşku ve melankolinin insanın yaratıcı tarafıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söylemek yersiz olmaz. Ancak bu demek değildir ki, bu durumları yaşayan herkes fiziksel bir şey üretmeli. Hatta insanların çoğu ortaya bir şeyler çıkarmaz. Bu, onların bu tür durumlar yaşamadıkları anlamına gelmez. Beyinlerinin yaratıcı kaslarını harekete geçirmedikleri anlamına gelir. Harekete geçirenler için ise coşku ve melankoli, bir beslenme çeşididir.

Meselenin dramatik olan tarafı, bu beslenme durumlarını etkin şekilde kullanmayanlarda ortaya çıkıyor. Birçok insan, yaşamındaki duraklarından dolayı melankoliden beslenirken, coşkuyu unutuyor. Melankoliyle sarılıyor duygular dünyasına. Yalnızca acı ve hüzünde ilham arıyor… Halbuki melankoliden bile güçlü bir durum var; coşku. Ancak çoğunlukla ket vurularak zayıflatılan ve süre bazında kısaltılan coşku durumu, yeterince yaşanamadığı için aslında insan karakteri önemli bir besinden mahrum kalıyor ve kısa vadede mutsuzlaşıyor. Peki insanlar neden melankoliye sarılıyor? Neden coşkuyu kısa süreli yaşayacak kadar çekingen davranıyor?

Bu sorunun yanıtı birçok şey ile bağlantılı. Mesela bir insanın karakterini oluşturan bütün deneyimler ve deneyimlerden elde ettiği dersleri, olumluya mı yoksa olumsuza mı yorduğuyla alakası var. Geçmiş hayal kırıklıkları yüzünden umut etmekten çekinen bir insan, umuda doğru atması gereken o küçük adımları bile atmaktan korkabilir. Bu da onu karamsar bir insan yapabilir. Melankoli yanlısı ve kötümser.

Örnekle açıklamak gerekirse, trafik kazası geçiren biri trafiğe çıktığında “Ne yaparsam hayati tehlike yaşamam?” yerine olaya “Ne yaparsam yaşamamı sürdürürüm?” şeklinde bakmalı. İşsiz kalan biri, “Ne kadar işsiz kalacağım?” korkusu yerine, meseleye “Ne zaman işe başlayacağım?” merakıyla bakmalı. Sakatlık geçiren bir sporcu, “Bu sakatlık ileriki yaşamımı nasıl etkileyecek?” yerine “Bu sakatlık ileriki yaşamamı ne yaparsam etkilemez?” diye düşünmeli. İnce bir ipin ayırdığı iki farklı bakış açısı aslında. Yapılması gereken bardağın sadece dolu tarafına bakmak değil, bardağın dolu tarafının varlığını görmezden gelmemek bir bakıma.

Eğer kişi melankoliye saplanıp kalırsa, yaşamın değerli bir yarısı olan coşkuyu göz ardı edecektir. Coşkuyu göz ardı eden biri, bir bakıma yarım yaşıyor demektir. Tabii hayatlarını başkaları yüzünden zulüm altında yaşayan ya da kendini bazı sebeplerden gerçekleştirememiş bireyleri kastetmiyorum. Kastettiğim, günlük hayat koşuşturmasına kapılıp hayatlarındaki büyük eksiği kaçıranlar…
Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473778 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.