Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Kendi Kirli Pencerem      
Nisan 2013 - Kendi Kirli Pencerem 10.04.2013
Algılama Filtremiz Aşırı Yükleniyor

Tuhaf bir dönemdeyiz. Beyni uyaran sayısız uyarıcıya rağmen hayatımızı minimum hata ile devam ettirmeye çalışıyoruz. Her yanımızda bir şeyler dikkatimizi çekmeye çalışıyor. Mağazaların vitrinleri, otomobillerin göz alıcılığı, kafeden gelen müzik sesi ve dev ekranda dönen rengarenk reklamlar…

Bir sokak hayal edin, sokakta mağaza ve dükkanların olduğunu düşünün… Ne mağazası ya da dükkanı olduklarının önemi yok. İçeridekiler için sokaktakiler avlanılmayı bekleyen müşterilerden ibaret. Yani sokakta adımımızı attığımız her an, birileri tarafından avlanılmayı çalışılıyoruz. “İndirim” ve benzeri, algınız tarafından kolayca yakalanabilecek psikolojik alt yapısı olan vurucu kelimelerle sayısız kez avlandık. Renkler de bu konuda çok başarılı. Soğuk renklerin arasında duran sıcak bir renk, o noktaya kolayca fokuslanmanızı sağlayabilir. Dijital panolarda dönüp duran rengarenk görüntüler de bir anda dikkatinize sahip olabilir…

Beyin çok gelişmiş bir filtredir. Sürekli ilginizin dışında kalması şeyleri belirler. Satıcılar sizi avlamaya çalışırken, aslında sizin beyninizi avlamaya çalışır. Beyniniz ise gerekli ve gereksiz şeyleri birbirinden ayırmaya, gereksiz olanları filtrelemeye devam eder. Adeta algınızı korumanız için savaş verir. Ancak günümüz dünyasında bu savaşın şiddeti ve süresi gün geçtikçe artıyor…

Sokaktaki turunuzu bitirip eve döndüğünüzü düşünün. Ev; ilk insanlardan beri DNA’mıza yazıldığı gibi, barınmamızı sağlayan, kendimizi güvende hissettiğimiz, yalnız yaşayanlar için kişiselleştirilebilen alandır. Bir mahremiyet bölgesidir. Uyku ihtiyacımızı da burada giderdiğimiz için, uykudan hemen sonraki saatlerde, yani beynin en iyi çalıştığı anlarda (bu yüzden ulusal sınavlar sabah saatlerinde yapılır) genellikle evdeyizdir. Herhangi bir konuya odaklanıp ilerleyebileceğimiz bu altın sürelerde televizyon ve internet gibi medyalara göz atarsanız, beyniniz sokakta verdiği savaşın bir benzerini de ev ortamında yaşamaya başlar.

Zira artık televizyon dünyasının rengarenk ve hareketli reklamlarının benzerleri artık internette de mevcut. Üstelik daha kısa ve beynin kısa süreli belleğine tekrar tekrar uyarılar göndererek, oradan uzun süreli belleğe geçecek kadar dikkatle kurgulanıyorlar. Son yıllarda izlediğiniz müzik kliplerinde ne kadar çok sahne geçişi olduğunu düşünün. Bazı kliplerde neredeyse her saniye sahne değişiyor. Bu tür durumlarda kendinizi hipnotize edilmiş gibi ekrana bakarken bulmanız olası. Zira her yeni saniyede bir değişen görüntüyü beyniniz algılamaya çalışırken, bir başka görüntü ekrana geliyor. Bu süreç hipnotize edilmişsiniz gibi hissetmenize yol açıyor. Zira beyniniz gördüğü şeyi anlamaya çalışıyor. Kliplerde çok sık kullanılan bu yöntem sayesinde kişi, ekrana bakmaktan başka bir şey yapamayınca, kanalı değiştiremiyor ve müziği dinlemek durumunda kalıyor. Bir nevi zorlama, algımızla oynayarak bir şeyleri diretme durumu…

Hal böyle olunca siz berrak bir zihinle düşünmek için çabalarken, internette, televizyonda veya sokakta beynimiz büyük bir muharebenin içerisine giriyor. İnsanın kişisel bazda yaşadığı duygusal ve psikolojik gerilimleri saymıyorum bile. Bunlar da işin içine eklenince günlük hayatta yaptığımız birçok hata ya da dalgınlığın sebebi bir bakıma ortaya çıkıyor.

Sorunun ne olduğunu anlamadan çözemeyiz… Sorun belki de bizdedir. Belki de uzun süren talihsizlikler ya da bir türlü içinize sinmeyen çalışmalarla daha fazla karşılaşmak istemiyorsak, “hayatımızda/yaşam alanımızda” köklü bir değişiklik yapmalıyız. Mesela beynimizi ideal şekilde kullanmak için hayatımızı şekillendirirsek, belki de daha mutlu insanlar haline geliriz. Sizi sıkan, geren, düşünmenizi etkileyen içerikleri beynin filtrelerinden geçmeden önce engellersek, daha iyi odaklanan ve bunun neticesinde daha başarılı sonuçlara ulaşan bireyler haline gelmemiz kesinlikle sürpriz olmaz. Ancak ilk adım gereksiz şekilde beyni uyaran içeriklerden uzaklaşmak ve beyin avından sağ salim çıkmak… Ondan sonrası için beyin yolu gösterecektir…
Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473770 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.