Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Güncel      
Geleceğin Otomobilleri: Tesla Motors 09.11.2017
01.06.16 tarihli FinTechTime dergisindeki yazımdan alıntıdır.

Tesla Motors’un adını aldığı Nikola Tesla, bir asır önce kömür ve petrol gibi yenilenemeyen yakıtların tüketilmesinin müsrifçe ve sonraki nesillerin zararına olacağını öngörmüştü. Ürettiği elektrikli otomobillerle çevre dostu çözümler sağlayan Tesla Motors, tam da bu vizyonu paylaşıyor...

Amerikalı fütürist mucit ve girişimci Elon Musk’ın, Zip2, Paypal ve SpaceX’in ardından hayata geçirdiği Tesla Motors projesi, 2003 yılında teknoloji şirketlerinin cazibe merkezi olan California’daki Palo Alto’da kuruldu. Musk’ın amacı, günümüzde hızla tükenmekte olan fosil yakıtları hayatımızdan bir an evvel çıkarıp, yerine temiz enerji kaynaklarını koymaktı. Bu fikir 2003 yılı için bu bir rüya gibi görünse de, Tesla Motors’un arkasında da rüya gibi bir kadro vardı. Google’ın kurucuları Sergey Brin ve Larry Page, eBay eski müdürü Jeff Skoll, Musk ile birlikte şirketin yatırımcıları arasındaydı. 2007 yılında özel sektörden sağlanan finansman sermayesi 60 milyon doların üzerine çıktı.

Aradan yalnızca 1 sene geçtiğinde, tüm dünya Tesla Motors’un konuşmaya başlamıştı bile. Zira firma, tamamen elektrikli ilk spor otomobil olan Tesla Roadster’ı satışa sunarak, pek çok insanın “elektrikli otomobil verimsiz olur, uzun mesafeleri alamaz” düşüncesini yıktı geçti.

İlk tamamen elektrikli spor otomobil: Tesla Roadster

İlk prototipi 2006'da gösterilen iki kişilik bataryalı spor otomobil Tesla Roadster, tek bir şarj ile 393 kilometre yol alabiliyordu. Üstelik bunu standart bir otomobilden çok daha fazla güç tüketecek bir spor otomobil ile yapıyordu. Zira Tesla Roadster, aslında Lotus Elise modelini temel alıyor ancak motor tamamen Tesla Motors tarafından üretiliyordu.

3 fazlı 4 kutuplu alternatif akımla çalışan motora sahip Tesla Roadster’ın performans testleri inanılmazdı. 4 farklı motor alternatifiyle satışa sunulan aracın en hızlı versiyonu, 0’dan 100 km’ye 3.9 saniyede ulaşarak Lamborghini ve Ferrari’nin bazı modellerini geride bırakabilirdi. Ancak aracın son hızı 201 km ile sınırlandırıldığından, gerçek bir kapışmada geride kalması kesindi fakat ortaya çıkan şey aslında bir otomobilden ziyade bir fikirdi. Musk'ın ''Amacımız dünyanın en iyi otomobili denilebilecek bir elektrikli otomobil yapmaktı'' vizyonuyla geliştirilmişti Tesla Roadster. Belki henüz ''en iyi otomobil'' denemezdi ancak önemli olan da şimdilik bu değildi. Elektrikli otomobiller rüştünü ispat etmeliydi ve Tesla Roadster bunu başarmıştı.

Tesla Model S, Model X, Model 3 ve geleceğin otomobilleri

Musk ve beraberindekiler, elektriğin sadece petrolden daha temiz değil aslında daha iyi bir yakıt olduğu görüşünde birleşiyor. Ürettikleri arabaların ulaşımda devrim yaratacağına inanan ekip yolların elektrikli otomobiller ile dolacağını öngörüyor. Bu rüyaya insanları inandıran bir otomobil varsa, o da muhtemelen Tesla Motors'un ikinci otomobili Tesla Model S'dir. Tek bir şarj ile 480 km gidebilmeye imkan veren Model S, tamamen lüks bir sedan aile aracı olarak tasarlandı. Musk'ın en önem verdiği otomobillerden biri olan Model S'in üretimi için, California'nın Fremont bölgesinde terk edilmiş eski bir fabrika baştan aşağı teknoloji harikası bir fabrikaya dönüştürüldü. Tamamen bembeyaz, tavanlarından gün ışığı yayılan ve çalışanların içeride bisikletlerle dolaşabildiği fabrikaya katılan her bir çalışana, ''Geleceğin otomobilini üreteceğiz'' düsturu benimsetilmiş. Bütün bu vizyoner yaklaşımlar, Musk'ın ''Para kazanmadan önce Tesla Motors'a saygınlık kazandırmalıyız'' düşüncesinin birer ürünü. Onların öncelikli işi elektrikli otomobillerin varlığını, ulaşılabilirliğini, güvenilirliğini ispat etmek.

Kusursuz bir elmas gibi parıldayan Model S'in ardından Tesla Motors'un üretim bandındaki eksik olan SUV araç da piyasaya sürüldü. Tesla Model X, ilk defa 2012'de yüzünü göstermiş olsa da 2015'in eylül ayından bu yana üretim bandında yer alıyor. Tesla Model S'in parçalarının %30'unu paylaşan Model X, bu noktada da Tesla Models'in verimlilik vizyonunu bir kez daha ortaya koyuyor. Yapılan testlere göre tek bir şarj ile 414 km'ye kadar mesafe katedebilen Model X, arkada ve önde olmak üzere çift motor kullanıyor. Aracın ön motoru 259 beygir güç üretirken, arka motor 503 beygirlik güce sahip.

Roadster, Model S ve Model 3'e rağmen Tesla Motors'un üretim bandında belki de gelecekte en çok satış yapacakları model eksik. Küçük sedan aile arabası formundaki Tesla Model 3, geçtiğimiz 31 Mart'ta tanıtıldı. Uygun fiyatlı (şimdilik ABD pazarı için öngörülen rakam 35.000 dolar) bir seçenek olan Model 3'ün tek şarjla 346 km yol alabileceği açıklandı. Mayıs ayının ortasına kadar 370.000'in üzerinde rezervasyon alan Tesla Model 3'ün 2018'de ilk partide 500.000 adet üretilmesi planlanıyor. Tesla Motors, ilk elektrikli otomobil prototipini gösterdiği 2006'dan bu yana benzinli ve hibrit otomobillerin dünyasında kendini kabul ettireceğinden emin bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Ancak Tesla Motors'u sadece elektrikli otomobiller üretiyor düşüncesiyle yorumlamak, başta Elon Musk ve ekip arkadaşları için büyük haksızlık olacaktır.

Tesla Autopilot

1980'lerin başında Knight Rider adlı dizide, K.I.T.T. adlı akıllı otomobilin sürücüsü Michael Knight ile birlikte kötü adamlara ve araçlara (bkz: K.A.R.R.) karşı mücadelesini izlemiştik. Dizide K.I.T.T., sürücüsünden bağımsız olarak yolu ve çevreyi algılayarak kendi kendini sürebiliyor, potansiyel tehlikelere karşı marjinal çözümler (Turbo Boost vb.) üretebiliyordu. 80'lerdeki bu kurgu, mantık ve güvenlik çerçevesi içerisinde kalarak yakın gelecekte gerçek dünyada yer bulmak üzere. Pek çok otomobil devi gibi Tesla Motors da kapalı kapılar ardında otonom sürüş yani kendi kendini sürebilen akıllı otomobili tasarlamaya çalışıyor. Tesla Motors'un geçtiğimiz aylarda yayınladığı bir teknoloji videosu, Musk ve arkadaşlarının bu konuda ne kadar yol aldığını gözler önüne serdi. Tesla Autopilot adı verilen bu sistem aktifleştirildiğinde, araç yol çizgilerini tanıyabiliyor; kendini, çizgilere ve diğer araçlar gibi fiziksel ögelere göre konumlandırabiliyor. Bu da sürücü için daha güvenli ve daha kolay kullanım anlamına geliyor. Virajları algılayabilen sistem, aracı şeritlerin arasında tutarak hem trafik akışını hem de anlık gelişen yol durumunu takip ediyor. Şerit değiştirmek istendiğinde hangi yöne geçmek istediğinize göre sinyal vermeniz halinde, araç kendini o yöndeki şeride geçmek için hazırlıyor. Olası fiziksel (diğer otomobiller vb.) tehlikeleri tarayan sistem, eğer bir problem yoksa şerit değiştirme talebinizi kendi kendine yerine getiriyor. Otomatik park için ise park edilecek alanın yanında durup aracın dokunmatik ekranından Autopark sistemini aktif etmeniz yeterli. 3 boyutlu olarak düşünebilen sistem, kendini öndeki ve arkadaki araca göre eşit mesafede konumlandıracak şekilde konumlandırarak park işlemini gerçekleştiriyor.

Otonom sürüş deneyimi yaşamak isteyen bir Tesla Model S sürücüsü, bunun için yeni çıkacak bir otomobil almak zorunda değil. Zira firma, otonom sürüş vb. özellikleri yazılım güncellemeleriyle halihazırda piyasaya sürülmüş olan Tesla Model S otomobillerine eklemeye imkan tanıyor. Bu hizmeti 2500 dolar gibi bir ek ücretle gerçekleştiren firma, bu teknolojiyle geleceğin otomobillerine ilişkin özel bir deneyim vadediyor. Şüphesiz ki bütçe anlamında dünya otomotiv devlerinin çok çok uzağında olsa da Tesla Motors, yeni modelleri ve teknolojileri belki de en çok beklenen otomobil üreticisi. Onu özel yapan ise, bugünün şartlarını değil, geleceği ilişkin öngörüleri otomobillerinde paylaşması. Muhtemelen önümüzdeki 10 yıl, Tesla Motors'un adı şimdiye nazaran çok daha fazla duyulacak...

Geceyi gündüze çeviren adam Nikola Tesla

Tesla Motors'un ''Tesla'' adını kullanmasının önemli bir sebebi var. Zira firma bu adı, 100 yıl önce günümüze ışık tutan deha Nikola Tesla'dan alıyor.

10 Temmuz 1856’da Hırvatistan’da Nikola Tesla adında bir çocuk dünyaya gelir. Küçük bir şehir olan Karlovac’ta okul hayatına başlar. İlerleyen yıllarda Paris’te bir telefon şirketinde işe başlayan Tesla, burada doğru akım konusunda epeyce çalışma yapma fırsatı yakalar. Öğrendikçe, bu teknolojinin yetersiz ve yanlış olduğu düşüncesine kapılmasının ardından gözünü, o zamanlar tam bir kapalı kutu olan ancak günümüzün elektrik altyapısının temelini oluşturan alternatif akıma diker.

1884’de Amerika’ya taşınan Tesla, önceki patronunun referans mektubuyla Thomas Edison’un kapısını çalar. Mektupta, “İki bilge adam tanıyorum, biri siz, diğeri de mektubu taşıyan bu genç adam” yazmaktadır. O dönem tüm dünyanın tanıdığı Edison, Tesla’ya fabrikasında iş vermeyi teklif eder ancak bu iş Tesla’nın çok da hoşuna gitmez. Zira Tesla, alternatif akım hakkında çalışmalar yapmak istemesine karşın Edison ona, şirketinin elektrik jeneratörlerini yeniden tasarlatmak ister. Bu iş için de 50.000 dolar ödeme yapacağını söyler. Tesla işin altından başarıyla kalktığı gibi, şirkete kısa vadede büyük kârlar getirecek patentler de kazandırır. Buna karşın Edison'dan parasını istediğinde, ''Amerikan espri anlayışını hâlâ kavrayamamışsın'' karşılığını alır ve ödemeyi alamaz. Bu gelişmenin ardından istifa eden Tesla, uzun bir süre işçi olarak çalışarak zihninde tasarladığı projelerine finansman yaratmaya çalışır. Edison ve Tesla arasındaki tehlikeli rekabet ya da filmlere konu olan düşmanlık başlamak üzeredir...

Alternatif akımı önce teoride sonra pratikte uygulayarak fikirlerini ispat eden Tesla, milyoner girişimci George Westinghouse’un dikkatini çeker. Tesla’ya ait olan patentleri 60.000 dolar ve Westinghouse şirketinin bir kısım hissesi karşılığında satın alan girişimci, Tesla’nın projelerinin uzak mesafelere güç iletimi konusunda başarılı olacağını düşünür. Bu süreçte Edison da boş durmaz ve alternatif akımı karalamak için zekice bir yol bulur. New York eyaletindeki nüfuzlu tanıdıklarıyla iletişim kuran Edison, 1890’da eyalette yapılacak ilk elektrikli idam için yetkilileri, Tesla’nın alternatif akımını kullanmaya ikna eder. Bu müthiş karalama kampanyasını istemsizce destekleyen haberler, halkın alternatif akımın ölümcül olduğunu düşünmesine yol açar.

Aradan 3 yıl geçip de sular durulduğunda, Edison ve Westinghouse şirketleri Chicago Dünya Fuarının ışıklandırma ihalesi için karşı karşıya gelir. Bu raund Westinghouse’un yani Tesla’nın olmuştur. Edison, teknolojilerini ve ampullerini uygulamalı olarak göstereceği çok büyük bir organizasyonu ıskalar. Ancak bunun acısını Tesla’dan çıkarmak için her fırsatı değerlendirecektir. Chicago'daki fuar alanı 200.000’den fazla ampul ile ışıklandırılacaktır. Westinghouse şirketi, ampulleri Edison’dan satın almak ister ancak Edison bunu kabul etmez. Westinghouse’a ve Tesla’ya ampul satmayan Edison, rakibini çok zor bir duruma düşürmüş olur. Fuarın gerçekleşmesine 6 ay vardır ve Westinghouse’un hızla bir çözüm bulması gerekmektedir. Tesla çareyi kendi ampulünü tasarlamakta bulur ancak bunu yaparken Edison’a ait hiçbir patenti kullanmaması gerekmektedir. Birkaç gün gibi kısa bir süre sonunda ortaya, Edison’un ampulünden daha kısa sürede üretilecek ve daha verimli bir ampul çıkar. 6 ayda 200.000’i aşkın ampul hazırdır ve Chicago Dünya Fuarı, Tesla’nın tasarladığı alternatif akım teknolojisi ve ampullerle ışıl ışıl bir şekilde kapılarını ziyaretçilerine açar. Bu olay günümüze dek süren alternatif akım deneyiminin şafağıdır...
Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473651 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.