Arama Yap :    
 
Kendi Kirli Pencerem
Denemelerim
Öykülerim
Şiirlerim
Güncel
Tiyatro
Sinema
Müzik
Röportaj
Fotoğraf
  Öykülerim      
Yapboz - Yapboz 29.09.2007

Not: Olaylar ve ki?iler tamamen hayal ürünüdür.

10 ?ubat 1991’de Cemil Ada?ly isimli bir postacy, da?ytmasy için verilen mektuplary evinin bodrum katyna stoklayyp, tek tek açyp okurken yakalandy. Suçunu inkar etmesine kar?yn hapse gönderilen Cemil, 4 yyl hapis cezasyna çarptyryldy. Yçeride kaldy?y süre zarfynda kimsenin ziyaretine gelmedi?i Cemil’in, ko?u?taki arkada?laryyla da ileti?im kurmayy sevmedi?i, gözetmenler tarafyndan dosyasyna i?lendi fakat hapishane yönetimi, Cemil’in bu davrany? bozukluklary ile ilgili herhangi bir önlem almady.

Halbuki Cemil, ölümüyle ilgili foto?rafyn parçalaryny 12 Mart 1991 tarihinde da?ytmaya ba?lamy?ty. Muhtemelen en büyük parça da avukat Kenan ile yapty?y bir görü?mede ortaya çykmy?ty. Çünkü Cemil bu görü?mede hayatyndaki ‘yalnyzlyk’ kavramyny vurguluyordu. Yetimhanede büyüyen Cemil’in hiç ailesi olmamy?ty. Sadece onun gibi yetimhanede büyüyen ve iyi anla?ty?y arkada?lary olmu?tu fakat onlar da zamanla ba?ka ailelere evlatlyk olarak verilmi?ti. Böylece Cemil onlary bir daha hiç görmemi?, yani farkynda olunmadan yalnyzly?a mahkum edilmi?ti…

Mektuplardan bahsetmi?ti Cemil, üzerinde hiç adynyn geçmedi?i mektuplardan… Ona hiç mektup gelmemi?ti. Kenan Bey’in bilgi almak için görü?tü?ü doktorlar, onun kendine meslek olarak postacyly?y seçmesinin altynda, bir ironiden çok daha fazlasynyn oldu?unu dü?ünmü?lerdi.

Doktor Selçuk, Cemil’in Psikiyatrik problemleri oldu?unu öne sürdü; hastanyn rahatsyzly?ynyn Nörotik seviyede oldu?unu belirten Selçuk, bu yüzden tedaviyle düzelebilece?i umudunu ta?yyordu. 3 Nisan 1991’de bu bilgiye ula?an avukat Kenan, Cemil’i hapishaneden çykartyp bir Psikiyatr klini?ine yatyrmak için gerekli i?lemleri 6 Nisan 1991’de ba?latty.

Klini?e yatyrylmayy bekleyen Cemil, bu süre zarfynda beklenmedik bir ?ey yapyp, foto?rafyn bir ba?ka büyük parçasyny daha su yüzüne çykartty. Bir mektup yazyyordu Cemil, üzerine yazdy?y adresin bulunamady?y bir mektup. 11 Nisan 1991 tarihinde gönderilmesi için gardiyana teslim edilen mektupta ?öyle diyordu Cemil:

“Beni sorsaydyn söylerdim biliyor musun? Ben aslynda kendimden bahsetmeyi çok seviyorum. Sen bunu biliyor muydun? Benimki de soru ama de?il mi? Bo?ver… Bana ne istedi?imi sorsaydyn söylerdim biliyor musun? Ama hiç sormadyn ki. Sen yanymda olmady?yn için yalnyzdym. Peki beni di?erlerinden ayyran nedir? Neden beni seçtin? Neyse… Ne olmak istedi?imi sorsan söylerdim biliyor musun? Bu benim için bir syr de?ildi, di?er her ?ey gibi… Ama syr olarak kaldy, neden biliyor musun? Benimki de soru ama de?il mi? Tabii ki biliyorsun.”

Mektubu kime yazdy?y soruldu?unda herhangi bir yanyt vermeyen Cemil, birkaç gün sonra mektubun varly?yny bile hatyrlamady?yny söylüyordu. Tarihler 16 Nisan 1991’i gösterdi?inde, Cemil hapishaneden çykartylyp klini?e yatyryldy. Böylelikle Cemil için tedavi süreci de ba?lamy? oldu. Uyum sürecini çabuk atlatan Cemil, 24 Nisan 1991 günü bir mektup daha kaleme aldy ve böylelikle foto?rafa yeni bir parça daha eklemi? oldu. Bu sefer verdi?i adres farklyydy ve bu sefer o adreste eski bir bina bulunuyordu. Fakat orada ya?an kimse yoktu! Bir insan neden kimsenin ya?amady?y bir binadaki hayali birine mektup yazsyn ki?

“Kimse beni bilmezse, ben hiç varolamam diye dü?ündüm dün. Galiba bu yüzden postacy oldum. Birileri beni mutlaka biliyordur de?il mi? Birileri benden mutlaka bahsediyordur… Belki içlerinde beni seven birileri bile vardyr, ne dersin? Ama öyle olsa neden benimle konu?masynlar ki? Ben bütün bunlary mektuplary okumadan bilemem de?il mi?”

Bu mektup ile beraber doktor Selçuk, Cemil’in hastaly?ynyn Psikotik seviyede oldu?una inanmaya ba?lamy?ty. Durumu polise aksettiren avukat Kenan, foto?rafyn tamamlanmasy adyna çok önemli bir parçanyn daha bulunmasy için ilk adymy atmy? oldu. Polis memuru Orhan, 2 Mayys 1991’de, ikinci mektubun gönderildi?i adrese gidip ara?tyrma yapty ve burada hasarly duvaryn üzerindeki çatla?yn içine yerle?tirilmi? bir mektup zarfy buldu. Yçerisinden Cemil’in el yazysyyla yazylmy? bir metin çykan mektubun, hangi tarihte kaleme alyndy?y belli de?ildi. Metinde ?u satyrlar bulunuyordu:

“Mektuplary açmaya ba?ladym, okuyorum onlary. Bu kötü bir ?ey mi? Ke?ke bunun kötü bir ?ey olup olmady?yny söyleyecek biri olsa. Aslynda geçenlerde postalary da?ytyrken, iskelenin kar?ysyndaki taksi dura?ynda biriyle tany?tym. Ady Zafer’di. Belki ona sorabilirim. Acaba ne cevap verecek?”

Mektubu okuyan polisler, 3 Mayys 1991’de solu?u taksi dura?ynda aldylar ve orada son 3 ayda çaly?my? tüm taksicileri sorguya çektiler. Garip olan ?uydu, orada çaly?an “Zafer” diye biri hiç olmamy?ty. Ayryca çaly?anlaryn hiçbiri de Cemil diye bir postacy ile tany?tyklaryny hatyrlamyyorlardy…

Avukat Kenan, doktor Selçuk’tan izin alarak Cemil’e Zafer hakkynda birkaç soru yöneltti. Cemil’in yanytlary netti; “Zafer diye birini tanymyyorum”. Fakat 6 Mayys 1991 tarihinde Cemil, tedavisinin sürdü?ü klinikten kaçty ve iskelenin önünde, bo?azyna kalem saplanylarak ölmü? bir halde bulundu. Cebinden çykan buru?mu? ka?ytta ?u satyrlar vardy:

“Bu gece beni tuttuklary o yerden kaçtym. Fakat biri beni takip ediyor gibi geldi. Acaba bu Zafer olabilir mi? ?imdi yanyna gidece?im.”

Yapylan ara?tyrmalar sonucunda, Cemil’in bo?azyna saplanan kalemin üzerinde kendi parmak izleri bulundu. Garip olan ?uydu ki, Cemil’in el ve kollarynda ba?ta olmak üzere, suratynda da bazy ufak darp ve zorlama izleri de bulundu. Ancak hiçbir tany?a rastlanmady?y ve doktorlaryn Cemil için öne sürdükleri ?izofreni tanysy yüzünden dosya kapandy fakat akyllarda bir ?üphe kaldy: 6 Mayys 1991 gecesi, Cemil Ada?ly isimli bir insan öldü mü yoksa öldürüldü mü?

Bu yazıya yorum gönder
İsim:
E-Posta:
 
Sayfa Gösterimi: 473627 | Tüm Hakları Saklıdır. Evet Gerçekten.